Yapay Zekâda Fren Söylentisi Borsaları Salladı!
Yapay zekâ tarafında son dönemde çok önemli bir tartışma yaşanıyor.
Sektörün önde gelen isimlerinden, yapay zekâ modellerinin geliştirilme ve piyasaya sürülme hızının biraz yavaşlatılması gerektiğine yönelik açıklamalar geldi.
İlk bakışta bu sadece teknoloji sektörünü ilgilendiren bir konu gibi görünebilir.
Ama piyasanın verdiği tepki çok daha büyük oldu.
Küresel teknoloji hisselerinde sert satışlar başladı.
Peki neden?
Asıl dikkat çeken açıklama, Anthropic'in CEO'su Dario Amodei'den geldi.
Amodei, yapay zekânın yeteneklerinin çok hızlı ilerlediğini, buna karşılık güvenlik çalışmalarının aynı hızda ilerleyemediğini söylüyor.
Yani basitçe ifade edersek:
Yapay zekâ çok hızlı gelişiyor ama bu gelişmenin oluşturabileceği riskleri kontrol etmek aynı hızda mümkün olmayabilir.
Bu nedenle sadece güvenlik çalışmalarına daha fazla para harcamak yeterli değil.
Amodei'ye göre, en gelişmiş yapay zekâ modellerinin geliştirilme ve piyasaya sunulma hızının da düşürülmesi gerekiyor.
İşte piyasaları asıl tedirgin eden nokta burası.
Çünkü yapay zekâ sektöründe son birkaç yıldır çok büyük bir yarış var.
Şirketler daha büyük modeller geliştiriyor.
Daha fazla veri merkezi kuruluyor.
Daha fazla çip üretiliyor.
Ve teknoloji şirketleri yapay zekâ yatırımlarına yüz milyarlarca dolar harcıyor.
Şimdi sektörün önemli isimleri,
“Biraz yavaşlayalım, güvenliği de aynı hızda geliştirelim.”
demeye başlayınca yatırımcıların aklına doğal olarak şu soru geldi:
Peki bütün bu devasa yatırımlar devam edecek mi?
İşte satış dalgasının temel nedeni de bu endişe.
Üstelik bu görüş sadece Amodei'nin açıklamasıyla sınırlı kalmadı.
OpenAI CEO'su Sam Altman ve Elon Musk gibi sektörün önde gelen isimlerinden de benzer yönde destek geldi.
Bu durum yatırımcı açısından önemli.
Çünkü mesele artık tek bir şirketin açıklaması olmaktan çıkıp, sektörün geleceğiyle ilgili daha geniş bir tartışmaya dönüşüyor.
Borsalar Neden Bu Kadar Sert Tepki Verdi?
Yapay zekâ yatırımlarının yavaşlayabileceği düşüncesi ilk olarak çip üreticilerini vurdu.
Çünkü yapay zekânın arkasındaki en önemli altyapılardan biri çipler.
Daha fazla yapay zekâ modeli demek, daha fazla veri merkezi ve daha fazla gelişmiş işlemci ihtiyacı demek.
Dolayısıyla yapay zekâ yatırımları yavaşlarsa bundan ilk etkilenecek şirketler arasında çip üreticileri ve donanım şirketleri bulunuyor.
Asya piyasalarında bu nedenle sert düşüşler görüldü.
SK Hynix yaklaşık yüzde 6,4 değer kaybetti.
Samsung Electronics yüzde 4,1 geriledi.
OpenAI'ın önemli finansal destekçilerinden Japon SoftBank'ın hisselerinde ise yüzde 10'un üzerinde düşüş yaşandı.
Avrupa'ya geldiğimizde tablo çok farklı değildi.
Alman çip üreticisi Infineon yaklaşık yüzde 7,6 geriledi.
Yapay zekâ çiplerinin üretiminde kullanılan makinelerin en önemli üreticilerinden Hollandalı ASML'de ise düşüş yüzde 5'in üzerine çıktı.
ABD piyasaları açılmadan önce de teknoloji hisselerinde ciddi bir baskı vardı.
NVIDIA, AMD, Broadcom, Micron ve Intel gibi şirketlerin hisseleri vadeli ve seans öncesi işlemlerde sert şekilde geriledi.
Burada özellikle NVIDIA'ya dikkat etmek gerekiyor.
Çünkü NVIDIA, yapay zekâ yatırım hikâyesinin en önemli şirketlerinden biri haline geldi.
Dolayısıyla yapay zekâ yatırımlarının geleceğiyle ilgili en küçük bir soru işareti bile NVIDIA gibi şirketlerin değerlemelerini doğrudan etkileyebiliyor.
Asıl Korku: Yüz Milyarlarca Dolarlık Yatırım
Piyasanın korktuğu konu aslında sadece bugün yaşanan düşüş değil.
Asıl soru, bundan sonra ne olacağı.
Çünkü teknoloji şirketleri yapay zekâ için çok büyük yatırımlar yapıyor.
Bunlara sermaye harcaması, yani CapEx deniliyor.
Şirketler veri merkezleri kuruyor, çip satın alıyor, enerji altyapısı oluşturuyor.
Bütün bu yatırımların karşılığında gelecekte çok büyük gelirler elde edecekleri beklentisi var.
Ancak yapay zekâ geliştirme süreci yavaşlarsa yatırımcılar şu soruyu sormaya başlayabilir:
“Bu kadar büyük yatırım gerçekten gerekli mi?”
İşte bu soru şirketlerin gelecekteki kâr beklentilerini aşağı çekebilir.
Bu nedenle analistler, kısa vadede yapay zekâ altyapısına yapılan devasa harcamaların sürdürülebilirliğinin daha fazla sorgulanabileceğini düşünüyor.
Peki Sadece Teknoloji Hisseleri mi Etkilendi?
Hayır.
Bu satış dalgasının etkisi teknoloji sektörünün dışına da yayıldı.
Çünkü bugün teknoloji şirketlerinin borsalardaki ağırlığı çok yüksek.
Örneğin S&P 500'ü düşünelim.
Bu endekste sadece teknoloji şirketleri yok.
Bankalar var.
Sağlık şirketleri var.
Sanayi şirketleri var.
Tüketim şirketleri var.
Ama teknoloji şirketlerinin ağırlığı o kadar büyük ki, bu hisselerde yaşanan sert düşüş bütün endeksi etkileyebiliyor.
Nitekim S&P 500 vadeli işlemlerinde de yüzde 0,5'in üzerinde kayıplar görüldü.
Yani yatırımcıların genel olarak risk azaltmaya başladığını görüyoruz.
Emtia ve Altın Tarafında Ne Oldu?
Yapay zekâ yatırımlarının yavaşlama ihtimali, üretim zincirindeki bazı emtia ve metal grupları açısından da soru işaretleri oluşturdu.
Çünkü yapay zekâ altyapısının kurulması için çok büyük miktarda donanım, elektrik ve çeşitli metaller gerekiyor.
Dolayısıyla yatırımcılar yapay zekâ yatırımlarının hız keseceğini düşünürse, bu alandaki talebin de gelecekte zayıflayabileceğini hesaplıyor.
Buna bir de piyasalardaki risk iştahının düşmesi eklenince emtia ve değerli metal tarafında da baskı oluşabiliyor.
Ancak burada petrol tarafında farklı bir hikâye var.
Petrol fiyatları, yapay zekâ tartışmasından bağımsız olarak jeopolitik risklerin etkisiyle yükseldi.
Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı boru hattının kapanmasıyla ilgili arz endişeleri petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıdı.
Petrolün bu kadar yükselmesi ise piyasadaki başka bir korkuyu artırıyor:
Enflasyon.
Çünkü petrol pahalandığında ulaşım ve üretim maliyetleri yükseliyor.
Bu da enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Dolayısıyla yatırımcıların bu kez gözü Fed'e çevriliyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Fed'in faiz artırma ihtimalini yüzde 88 seviyesine kadar güçlendirdi.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması ise özellikle yüksek büyüme beklentisiyle fiyatlanan teknoloji şirketleri açısından önemli bir risk.
Çünkü yüksek faiz, şirketlerin finansman maliyetlerini artırıyor ve gelecekte elde edilmesi beklenen kârların bugünkü değerini düşürüyor.
Sonuç Olarak Neye Bakmalıyız?
Şu anda piyasada aslında iki ayrı hikâye birbirine bağlanmış durumda.
Bir tarafta yapay zekâ yatırımlarının ve model geliştirme hızının yavaşlayabileceği endişesi var.
Diğer tarafta ise petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle enflasyon ve faiz korkusu var.
Bu iki gelişme aynı anda yaşanınca yatırımcıların risk alma iştahı ciddi şekilde azalıyor.
Dolayısıyla bugün yaşanan satışları sadece
“Yapay zekâ hisseleri düştü.”
diye okumak eksik olur.
Asıl mesele, yapay zekâ sektörünün gelecekteki büyüme hızının sorgulanmaya başlaması.
Çünkü bugünkü yüksek şirket değerlemelerinin önemli bir bölümü, gelecekte yapay zekânın çok hızlı büyüyeceği beklentisine dayanıyor.
Eğer bu büyüme biraz yavaşlayacaksa, yatırımcılar şirketlerin gelecekteki gelir ve kâr beklentilerini yeniden hesaplamak zorunda kalabilir.
Ve bu yeniden hesaplama sadece NVIDIA, AMD veya Broadcom gibi şirketleri değil, bütün piyasayı etkileyebilir.
Kısacası piyasaların verdiği mesaj şu:
Yapay zekâ hikâyesi bitmiş değil.
Ama yatırımcılar artık bu hikâyenin ne kadar hızlı büyüyebileceğini ve bu büyüme için harcanan yüz milyarlarca doların gerçekten karşılığının alınıp alınamayacağını daha fazla sorguluyor.
İşte bundan sonraki dönemde teknoloji piyasaları açısından en önemli soru da bu olacak:
Yapay zekâ yarışında hız mı kazanacak, yoksa güvenlik ve sürdürülebilirlik kaygıları nedeniyle fren mi yapılacak?
