ABD Tahvil Faizleri %5’e Yaklaşırken Borsa, Dolar ve Altın Ne Olacak?
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı öncesinde finans piyasalarında hareketlilik arttı. ABD’de 10 yıllık devlet tahvili faizi %5 seviyesine yaklaşarak %4,97’ye kadar yükseldi.
Bu seviye piyasalar açısından oldukça önemli. Çünkü ABD tahvilleri, dünya finans sisteminde en güvenli yatırım araçlarından biri olarak kabul ediliyor. Faizin %5’e yaklaşması, yatırımcıların “Borsaya mı, tahvile mi, altına mı yatırım yapmalıyım?” sorusunu daha fazla sormasına neden oluyor.
Petrol ve Enflasyon Endişesi
Tahvil faizlerinin yükselmesinin önemli nedenlerinden biri petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması.
Petrolün pahalanması sadece akaryakıt fiyatlarını artırmıyor. Taşımacılık, üretim ve birçok ürünün maliyeti de yükseliyor. Bu nedenle yatırımcılar enflasyonun yeniden hızlanmasından endişe ediyor.
Enflasyonun yükselmesi halinde Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği düşünülüyor. Bu beklenti de tahvil faizlerinin yükselmesine neden oluyor.
Fed Faiz Artırır mı?
Piyasaların bir diğer önemli konusu ise Fed’in faiz kararı.
ABD’de açıklanan üretici enflasyonu verilerinin ardından Fed’in mevcut %3,50-%3,75 seviyesindeki politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-%4,00 aralığına çıkarabileceği beklentisi güçlendi.
Piyasa fiyatlamalarında faiz artışı ihtimali %86-%90 seviyelerine kadar yükseldi.
Ancak burada önemli bir nokta var: Finans piyasaları gelecekte olacak olayları çoğu zaman önceden fiyatlar.
Yani yatırımcılar Fed’in faiz artıracağını zaten bekliyorsa, karar açıklandığında doların veya borsanın mutlaka sert hareket etmesi gerekmez.
Diğer ABD Tahvil Faizleri de Yükseliyor
Satış sadece 10 yıllık ABD tahvilleriyle sınırlı değil.
ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi %5,38 seviyesine çıkarak yaklaşık 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2 yıllık tahvil faizi ise %4,58 seviyesine yükseldi.
Bu durum, yatırımcıların ABD’de daha yüksek faiz talep ettiğini gösteriyor.
ABD Tahvil Faizi %5’i Geçerse Borsalar Ne Olur?
ABD 10 yıllık tahvil faizinin %5’in üzerine çıkması, genel olarak borsalar için olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilir.
Bunun birkaç önemli nedeni var.
1. Yatırımcı Tahvile Yönelebilir
Borsa yatırımında her zaman risk vardır. Hisse senetlerinin fiyatı düşebilir ve yatırımcı zarar edebilir.
ABD devlet tahvilleri ise dünyadaki en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görülür.
Bu nedenle yatırımcı, çok fazla risk almadan yaklaşık %5 getiri elde edebiliyorsa parasının bir bölümünü borsadan çıkarıp tahvile yatırmayı tercih edebilir.
Bu durumda borsadaki hisse senetlerine olan talep azalabilir ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.
2. Şirketlerin Değeri Düşebilir
Bir şirketin bugünkü değerini hesaplarken, gelecekte kazanacağı paranın bugünkü değeri dikkate alınır.
Faizler yükseldiğinde gelecekte kazanılacak paranın bugünkü değeri düşer.
Bu nedenle özellikle gelecekte çok yüksek kâr elde etmesi beklenen şirketlerin değerlemeleri daha fazla baskı altında kalabilir.
3. Şirketlerin Borçlanması Pahalanır
Faizlerin yükselmesi şirketler için de maliyet anlamına gelir.
Şirketler yatırım yapmak veya faaliyetlerini sürdürmek için bankalardan kredi kullanabilir ya da tahvil çıkararak borçlanabilir.
Faizler yükseldiğinde bu borçların maliyeti artar.
Şirket daha fazla faiz ödemek zorunda kalır. Bu da şirketin kârını azaltabilir.
4. Teknoloji Hisseleri Daha Fazla Etkilenebilir
Yüksek faiz ortamında bütün şirketler aynı şekilde etkilenmez.
Özellikle teknoloji ve hızlı büyümesi beklenen şirketler faiz artışlarına karşı daha hassastır.
Çünkü bu şirketlerin değerinin önemli bir bölümü gelecekte elde etmeleri beklenen yüksek kârlara dayanır.
Faizler yükseldiğinde bu gelecekteki kazançların bugünkü değeri azalır.
Bu nedenle NASDAQ gibi teknoloji şirketlerinin ağırlıklı olduğu borsalarda daha sert satışlar görülebilir.
Buna karşılık, borcu düşük ve düzenli gelir elde eden enerji, temel tüketim veya bazı değer şirketleri daha dirençli kalabilir.
Dolar Neden Güçlenebilir?
Fed’in faiz artırması dolar açısından da önemli bir gelişmedir.
Faizlerin yükselmesi ABD tahvillerini ve diğer dolar bazlı yatırım araçlarını yabancı yatırımcılar için daha cazip hale getirebilir.
Örneğin Avrupa’daki bir yatırımcı ABD tahvili almak istediğinde önce kendi para birimini dolara çevirmek zorundadır.
ABD varlıklarına olan talep arttıkça dolara olan talep de artabilir. Bu durum doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına yardımcı olabilir.
Doların önemli para birimleri karşısındaki değerini gösteren DXY endeksi de bu nedenle Fed’in faiz kararlarından etkilenir.
Ancak Önemli Bir Ayrıntı Var
Fed faiz artırdığında doların mutlaka yükseleceğini düşünmek doğru değildir.
Çünkü piyasalar beklentileri önceden satın alabilir.
Eğer yatırımcıların tamamı Fed’in faiz artıracağını zaten biliyorsa, faiz kararı açıklandığında büyük bir hareket olmayabilir.
Hatta yatırımcılar karar öncesinde dolar almışsa, karar sonrasında kârlarını realize etmek için dolar satabilir.
Bu duruma finans piyasalarında “beklentiyi al, gerçekleşmeyi sat” yaklaşımı denir.
Doların daha güçlü yükselmesi için Fed’in piyasanın beklediğinden daha yüksek bir faiz artışı yapması veya faizlerin uzun süre yüksek kalacağı yönünde daha sert mesajlar vermesi gerekebilir.
Yüksek Faiz Altın İçin Kötü mü?
Altın, tahvil veya hisse senedi gibi düzenli faiz ya da temettü geliri sağlayan bir yatırım aracı değildir.
Bu nedenle tahvil faizleri yükseldiğinde altının cazibesi azalabilir.
Örneğin ABD devlet tahvili yaklaşık %5 getiri sunuyorsa yatırımcı, hiçbir faiz geliri sağlamayan altın yerine tahvili tercih edebilir.
Bu durum altın fiyatı üzerinde baskı oluşturabilir.
Asıl Önemli Olan Reel Faiz
Ancak altın için sadece tahvil faizine bakmak yeterli değildir.
Burada reel faiz de çok önemlidir.
Reel faiz kabaca şu şekilde hesaplanabilir:
Reel Faiz = Tahvil Faizi - Enflasyon
Örneğin tahvil faizi %5, enflasyon %6 ise reel faiz yaklaşık %-1 olur.
Bu durumda yatırımcı parasını tahvilde tutmasına rağmen enflasyon karşısında satın alma gücünü kaybedebilir. Böyle bir ortamda altın, enflasyondan korunmak isteyen yatırımcılar için hâlâ cazip olabilir.
Ancak enflasyon %2’ye düşerken tahvil faizi %5 seviyesinde kalırsa reel faiz yaklaşık %3 olur.
Bu durum altın açısından daha olumsuzdur. Çünkü yatırımcı yüksek bir reel getiri elde etmek için tahvili tercih edebilir.
Jeopolitik Riskler Altının Dengeleri Değiştirebilir
Altın sadece faizlerden etkilenmez.
Savaş, ekonomik kriz, bankacılık sorunları veya ülkeler arasındaki ciddi gerilimler ortaya çıktığında yatırımcılar güvenli liman arayışına girebilir.
Bu durumda tahvil faizleri yüksek olsa bile altına talep artabilir.
Yani altın ile faiz arasındaki ilişki her zaman aynı şekilde çalışmaz.
Sonuç: Piyasalar İçin Kritik Bir Dönem
ABD 10 yıllık tahvil faizinin %5 seviyesine yaklaşması, finans piyasaları açısından önemli bir gelişme.
Yüksek tahvil faizleri genel olarak borsalar üzerinde baskı oluşturabilir, teknoloji hisselerinde daha sert düşüşlere neden olabilir ve doları destekleyebilir.
Altın açısından ise tablo biraz daha karmaşıktır. Yüksek faiz altın için olumsuz olsa da yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler altına olan talebi artırabilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde sadece Fed’in faiz kararına değil; enflasyona, petrol fiyatlarına, ABD tahvil faizlerine, doların hareketine ve Fed’in geleceğe ilişkin mesajlarına birlikte bakmak gerekiyor.
Özellikle Fed’in faiz kararından çok, bundan sonraki dönemde faizlerin hangi seviyede tutulacağına ilişkin vereceği mesaj piyasalar açısından daha önemli olabilir.
